18 Şubat 2015 Çarşamba

Deli Kadınlar Güzel Severler...

Deli kadınlar dümdüz kadınlardır.
Hileye hurdaya ihtiyaç duymazlar.
Sizden bir şey istediğinde hiçbir ayak oyununa ya da hesaplamaya gerek duymadan ister.
Bir şeyi reddettiğinde de bunu yine aynı düzlükte reddeder.
Öldür Allah ikna edemezsiniz..!
Çünkü sizin dünyanızın gücü onu ikna etmeye yetmez..!
Dedik ya; zaman mutlaka deli kadını haklı çıkaracaktır.
Para, pul,kariyer, kimlik, ulus, sınır… Ev, mal, mülk vs. ile asla işi olmaz…Bu açıdan ulussuzdurlar. 
Onları dünyanın neresinde görürseniz görün şıp diye tanırsınız.
Çünkü ne kahkahaları tutsak, ne gözyaşları sınırlı, ne arzuları mahpus, ne öfkeleri prangalıdır.
Bu duygu durumlarından herhangi birini herhangi bir mekânda, kişi sayısı fark etmeksizin tak diye önünüze koyarlar…

Sevecekse orta yerde sevecektir her şeyin içinde herkesin içinde sizi, dövüşecekse de yine orta yerde… 

14 Şubat 2015 Cumartesi

Iyi Hissetmek :)

  Buraya genelde kötü olduğum, hayatımın iyi yöne gitmediğini hissettiğim zamanlarda yazarım. Bugün bu durum farklı biraz :)
  Antep'ten geldiğimden beri yani yaklaşık 3 haftadır kendimi çok iyi hissediyorum. Hayatımda iyi şeyler olacakmış geliyor. En son yazdığımda umarım bu düşüncem değişmez demiştim ki çok şükür hâlâ aynı hissediyorum. 
  Biraz çalkantılı olsa da o 3 haftalık süreçte iyi şeyler de oldu hayatımda. En azından kafa karışıklıklarım yok artık. Kim, neyi, neden yapmış artık tam anlamıyla biliyorum. Ayrıca burayı fazlasıyla meşgul eden ve beni ciddi anlamda çok yıpratan o olayda aydınlanmış oldu. Belki bu kendimi iyi hissetme olayı da o yüzdendir. Biraz yeşilçam filmlerinden fırlamış gibi olsa da (hani şu sevipte kavuşamayanlar hesabı) istendiğini ya da başka birine tercih edilmediğini bilmek o kadar büyük rahatlama ki benim için. Çünkü bu olayın beni en çok kıran kısmıydı bu tercih edilme. O kadar büyük bir özgüven kırılması ki bu. Üstüne üstlük sebepsiz yere bu şekilde olması. Ama artık biliyorum olayların benim düşündüğüm ve buraya yazdığım şekilde olmadığını. Değişen bişi oldu mu derseniz kafam daha rahat ve artık kendimi daha özgüvenli hissediyorum. Ayrıca beni seven birinin olduğunu bilmek de güzel bir duygu beraber olamasakta. Hani şu ego olayı ;) 
  Neyse sanırım ilk kez mantık yanıldı ha ne dersiniz.  Ilk defa ona bu kadar büyük bir şans vermiş ve buraya yazmıştım mantığın söylediklerini. Şimdi okuyorum da o yazılanları belli aşamaya kadar hepsinin tam tersi oldu hayatımda. Mantıkta yanılabilirmiş...

11 Şubat 2015 Çarşamba

Hiç gereği yokken...

Hiç gereği yokken hayatına giren insanlar,
Hiç gereği yokken karşına çıkarlar.
Hiç gereği yokken gününü, haftanı, ayını, belki de yıllarını alırlar.
Hiç gereği yokken gece gündüz aklından geçen her düşünceye bulaşırlar.
Hiç gereği yokken seni istemediğin kadar mutlu ederler.
Hiç gereği yokken hayatını değiştirirler, belki de eski hayatını unutturacak kadar...
Sonra hiç gereği yokken hayatından çıkıp giderler...
Şems Tebriz-i



Düşün...

Düşün... Kim üzebilir seni senden başka?
Kim doldurabilir içindeki boşluğu sen istemezsen?
Kim mutlu edebilir seni, sen hazır değilsen?
Kim yıkar, yıpratır seni sen izin vermezsen?
Kim sever seni, sen kendini sevmezsen?
Her şey sende başlar, sende biter...
F. Nietzsche

Biri varsa eğer...

Acıyan yerlerini öpecek biri varsa hayatında,
Önemli olmaz düştüğün yerler,
Atıldığın kuyular, aldığın yaralar, yalan çıkan bildiğin tüm doğrular…
İşittiğin tüm kötü sözlerin yeri bile, çabuk iyileşir o zaman... 
Nasihat etmeden, küçümsemeden dinleyen,
Anlatırken bile geçecekmiş gibi gelen, 
Yuva sıcaklığında bakışlarıyla içini ısıtan, 
Seni olduğun gibi kabul eden, değiştirmeye çalışmayan,
İstediği kalıplara uymasan da seni sevmekten vazgeçmeyen biri varsa eğer...
Korkma incinmekten.. 
Bırak sıyrıklar olsun dizlerinde...
La Edri

24 Ocak 2015 Cumartesi

Toplum baskısı.

  Yine internette denk geldiğim bir yazı. İnsanların bizi nasıl baskı altına aldıklarını, nasıl kendi kurallarına uymaya zorladıklarını açıkça anlatan bir yazı. İngilizce fakat anlaşılması zor değil.


100. yazı...

  Ara ara hatırlatır kendini hayat. Bir anda karşıma çıkan bir yazı daha... 100. yazımızda bu söz olsun o vakit...

''Affedince yorulur insan, yalnız kaldığında bir de; ama insanı en çok yoran şey hayal kurmaktır, olmayacağını bildiği halde...''