Hazırlıktan hatta çocukluğumdan olan fotoğraflara... Biz ne kadar değişmedik desek de zaman, yavaş yavaş işliyor yüzümüze. Bu o kadar belli ki. Sadece yüz olarak da değil tavır, düşünme şeklimiz de değişiyor.
Hazırlık okurken ki o toyluğum diğer bir deyişle ergenliğim yok evet şimdi. Ama diğer yandan yüzümdeki o mutluluk ve enerji de yok. Bu o kadar acı bir şey ki... Hep o enerji o çılgınlıkla bakacağımı düşünürdüm dünyaya. Şimdi ise hayattan bıkmış, şanssızlığıma söverken buluyorum kendimi.
Yüzümdeki o saflık, masumiyet yok artık.
Kaşlarım daha çatık, ifadem daha sert...
Eski fotoğraflarıma çocuğuna büyüten anne gibi bakıyorum artık... Özlemle...
O zamanlardaki düşündüğüm o saf düşüncelerde yok artık. İnsanlara güvenen, dediklerine inanan ben; artık kimseye güvenmez herkesten korkan bir insan oldum. O deli cesaretim bile kalmadı artık. Doya doya attığım kahkahalar, çığlıklar... İnsanların ne dediğini umursamadan yaşayan ben, şimdi kim ne der diye düşünmekten alamıyorum kendimi.
Hata yapmayı özledim. Edindiğim tecrübeler beni bastırmaya boğmaya başladı artık. Hatasız yaşayayım derken yaşayamadığımı farkettim artık.
Doya doya bağırmayı özledim. İnsanların bana garip garip bakmasını belki de ayıplamasını özledim.
Mutlu olmayı özledim.
Ben mutluydum eskiden...





